Click here for English

 

Steve: Ben Pasinex CEO’su Steve Williams. Sizi burada gördüğüme sevindim. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Sanırım bazılarınız bu çeyrek için bir web semineri hazırlamaya çalıştığımızın farkındadır. Geçen çeyreğin sonuçlarını yayınlamış bulunmaktayız. 2018’in ilk çeyreği için bir de bir web semineri düzenliyoruz.

Web seminerinin genel konusu -haliyle- açıklanan finansal sonuçlar ve şirkete genel bir bakış olacak. Ayrıca sizden gelen sorulara da açık olduğumuzu bildiğinizi düşünüyorum, ki web semineri öncesi sizden bol bol soru aldık, ilginiz için teşekkürler.

Başlamadan önce belirtmek istediğim birkaç husus var. Öncelikle bu aralar şirketimizin çok verimli bir dönemden geçtiğini belirtmek isterim. 2018’in ilk çeyreğinin sonuçlarını 2017’nin sonuçları ile karşılaştırdığınızda göreceksiniz ki 2018 ilk çeyrek sonuçlarımız muazzam. Türkiye’de çok karlı bir girişim ortaklığımız mevcut ve bu ortaklığın ne kadar karlı olduğu rakamlara yansımış durumda. Bu detaylara kısa süre içerisinde gireceğiz.

Geçen biriyle konuşuyordum ve bu sonuçların 2012 yılında kurulmuş bir şirketten gelmesinin her şeyi daha güzel yaptığını söyledi. Evet, Pasinex 2012 yılında kurulmuş bir şirket.  2017 yılında ortaya koyduğumuz güçlü finansal rakamların üzerine 2018 yılında daha fazlasını koyuyoruz. Kuruluşumuzdan sadece altı yıl sonra buralara kadar geldik. Bu bizi diğer şirketlerden üstün kılan bir özelliğimiz. Pasinex şirketinde emeği geçen herkesten ve ekibimin ortaya koyduğu finansal sonuçtan gurur duyuyorum.

Bugün size bahsetmek istediğim diğer bir konu da çinko üretiminin geleceği hakkında; çinko üretiminde neredeyiz ve nereye doğru yol alıyoruz bunlardan bahsedeceğiz. Bu da keşif çalışmalarıyla alakalı. Size keşif çalışmalarından, bu yıl şirket olarak neler yaptığımızdan bahsedip keşif işlemi yolculuğuna çıkaracağım. Çünkü keşif işlemleri bizim hikayemizin önemli bir parçası. Bugünkü sunumun bir kısmı da bununla geçecek.

Siz katılımcılara vereceğim diğer güzel bir haber de şu; bugün şirketimizin finans müdürü olan Wendy Kaufman da bizimle beraber. Finansal sonuçlardan size o bahsedecek. Benim dışımda birilerinin de konuşacak olması harika bir şey.

Girişten biraz daha bahsedelim. Birçoğunuzun bildiği üzere Pasinex çinko odaklı bir madencilik şirketi, o yüzden Gölcük’deki bakır madeni projemizde biraz ileriki safhalarda bahsedeceğiz. Gölcük’de birinci çeyrekteki rakamları aşağı çeken birkaç sıkıntılı durum olmuştu, onlara da değineceğiz. Biz ana odağı çinko olan bir şirketiz; Türkiye’deki Pınargözü madenimiz de, Nevada’daki Gunman madenimiz de çinko madenleri. Açık olarak görülebilir ki bu projeler içerisindeki ana odağımız da Türkiye’deki ortak girişim şirketimiz. Ortak girişim şirketimiz Akmetal adlı Türk şirketi ile %50-%50 ortaklık şeklinde, ve raporlarda gördüğünüz o güçlü finansal rakamlar özellikle Güney Türkiye’deki Pınargözü madenimizin sayesinde.

Tanıtım olarak söylemek istediklerim bu kadar. Şimdi sizi şirketimizin finans müdürü Wendy Kaufman ile başbaşa bırakıyorum. Finansal sonuçlardan size o bahsedecek. Söz sende Wendy.

Wendy: Harika. Teşekkürler Steve. 4 numaralı slayttan başlamak istiyorum. Pasinex’in 2018 1. çeyreğindeki net karı 726,000, geçen senenin ilk çeyreğinde bu rakam 863,000 idi. Kazançlar kısmına geçen sene bu çeyrektekinin neredeyse üç katı olan Horzum A.Ş.’den gelen kar payı ödemesi de dahil. Geçen senenin ilk çeyreğinden daha az kar etmemizin sebebi de Gölcük madenindeki operasyon durdurma kararının yarattığı 1.7 milyon dolarlık değer kaybından doğan kazanç kaybı. Bu kayıp kayıt defterindeki değeri sıfıra indirmeyi ve 400,000 civarındaki tahmini kapanış masraflarını kapsıyor. Steve bu kararın detayları hakkında sunumun ilerki safhalarında bahsedecek.

Ayrıca, ilk çeyrekte Horzum Yönetim Kurulu ortaklara 40 milyon TL kar payı ödenmesi kararı aldı. 2017 yılında bu rakam 7.1 milyon TL idi. Bu da madenin performansının ne kadar güçlü olduğunu göstermeye yetecektir. Bu kar payının ortağımıza gidecek olan 20 milyon TL’si ortağımızın Horzum A.Ş.’ye olan borcunu ödemek için kullanıldı. Bizim payımıza düşen 20 milyon TL ise yıl içerisinde ödenecek. Şu güne kadar bu rakamdan bize ödenen 0.8 milyon Kanada doları ve bunun yarısı ilk çeyrekte ödendi.

Şimdi beşinci slayta geçelim ve Horzum hakkında biraz daha detaylara girelim. Bizim Horzum’dan alacağımız kar payı ödemesi Horzum A.Ş.’nin net gelirinin %50’lik kısmı. Bizim kar payı ödememizin artış nedeni de net gelirin yüksek olması. Bu slaytta Horzum’un net gelirin yüzde hesabında görebilirsiniz. Ve kazancın artmasındaki en büyük sebep 2018’in ilk çeyreğinde çinko fiyatlarının artmasıyla satışlarımızdan daha fazla kar elde etmemiz.

Pınargözü’nden çıkan cevherin satış fiyatı çinko oranı ile satış işlemi esnasındaki günceli Londra Metal Borsası (LME) çinko satış fiyatı göz önünde bulunarak belirlenen bir rakam üzerinden belirleniyor. Çinkonun LME ortalama fiyatı bu çeyrek için pound başına 55 Amerikan doları -geçen senenin ilk çeyreğinde fiyat pound başına 26 Amerikan doları idi. Bu sene fiyatların daha karlı olması geçen sene %50 civarında olan kar marjımızı %81 seviyesine çıkardı.

İlk çeyreğin sonundan bu yana Türk lirası ciddi bir düşüş gösterdi. Horzum Amerikan doları üzerinden kar edip TL üzerinden masraf yarattığı için bu devalüasyon Horzum A.Ş.’nin işine yaramış durumda. Fakat kar payı ödemesi döviz kur riskine takılıyor.

Altı numaralı slayta geçelim. Burada Horzum A.Ş.’nin bu seneki operasyon bilgisini görüyoruz. Fark edeceksiniz ki rakamlar geçen seneden çok daha yukarıda. Ve az önce belirtmiş olduğum fiyat sabitliğini de burada görebilirsiniz. Diğer maden endüstrilerinin de kullandığı bir temel performans göstergesi faktörü olan pound başına Amerikan doları üzerinden masraf kurşun yan-ürünü matluplarını da gösterdiği için 2018’de 2017’ye oranla bir düşüş görünüyor. Pound başına masraf olarak piyasanın en düşük masraf giderlerinden birine sahibiz.

Son olarak yedi numaralı slaytta bir önceki web seminerinde detaylarıyla bahsettiğimiz kılavuzun özetini de görebilirsiniz. Tahminlerimiz bu yıl için hala 54,000 ila 60,000 ton arası üretim yapacağımız yönünde. Ayrıca burada bize gelen sorulardan birine de cevap vermek istiyorum; fiyatların da üretimimize göre tutarlı olacağını düşünüyoruz. Bizim düşüncemiz bu yönde, ve kazancımızı LME’nin gösterdiği çinko fiyatlarına göre belirliyoruz. Finansal durumun özeti bu kadardı. Sözü tekrar Steve’e bırakıyorum.

Steve: Teşekkürler, Wendy. Wendy benim yapabileceğimden daha iyisini yaptı. Pekala, ben de keşif işlemlerinden bahsedeyim. Dediğim gibi; madenin üretiminden ve karlılığından pek tabii ki memnunum fakat şirketin büyümesini istiyor ve geleceğini önemsiyorsak iş keşif işlemlerinde bitiyor. Bu yılın hem girişim ortaklığımızın madeni, hem de Gunman madeni için keşif işlemleri açısından verimli geçeceğini düşünüyoruz. Girişim ortaklığı bu yıl 3 milyon Amerikan dolarını keşif bütçesi olarak ayırdı.

Geçen yılın rakamları ile arasında nasıl bir fark olduğunu görebilirsiniz. Bunun en büyük nedeni de faal şirketin karındaki artış. Girişim ortaklığının keşif çalışmalarında birkaç odak noktası olacak. Birincisi ve en önemlisi Pınargözü madeni. Pınargözü aktif bir maden ve burada bize düşen Pınargözü’ndeki kaynağımızı genişletmek.

Bir kısmınızın da bildiğin üzere geçen senenin sonunda bir 43-101 raporu yayınladık ve rapora göre madende 200,000 ton çıkarılmamış çinko mevcut -ki bu rakam düşük bir rakam. Derinlerde daha fazlasının olduğuna inanıyoruz ve Pınargözü’nde daha fazla çinko bulmak öncelikli hedeflerimizden biri. Elimizdeki kaynağı her yıl 60,000 ton civarında üretim yaparak tüketiyoruz… Wendy’nin az önce bahsettiği rakamlara bakabilirsiniz. Bu yıl da aşağı yukarı bu civarlarda cevher çıkaracağımız için bunun yerine yenisini koymamız gerek, ve umuyoruz ki elimizdeki kaynağı büyüteceğiz.

Bu en önemli önceliğimiz. Madende şu an iki tane sondaj aletimiz yer altında çalışır halde bulunuyor; yer altından sondaj gerçekleştiriyoruz. Ayrıca maden içerisinde daha derinlere girebilmek için yer altı iyileştirme çalışmaları da gerçekleştirdik. Paranın harcandığı yerler de bu alanlar; iyileştirme ve sondaj çalışmaları.

Diğer üç potansiyel hedefimiz de Pınargözü, Akkaya yakınlarında yerler; gerçek şu ki Pınargözü çevresi tam bir çinko cenneti. Kanaatimizce Pınargözü çevresi ve tarihi Horzum madeni civarlarından itibaren 7 kilometrelik bir çapta ciddi çinko yatakları mevcut.

Spesifik olarak konuşmak gerekirse sadece Pınargözü madeninde değil Pınargözü sahasında çalışmalar yapacağız. Akkaya adlı, Pınargözü’nün kuzeyinde bir bölgede keşif yapmayı hedefliyoruz. Daha sonra bu civardaki bazı yerleri de almaya çalışacağız. Bize göre o bölgede ciddi bir potansiyel var ilk işimiz ileriye yönelik jeolojik özellikleri tanımlamak olacak. Daha sonra bir ön analiz yapacağız, jeokimyasal ve jeofiziksel analizler gerçekleştireceğiz ve daha sonra sondaja başlayacağız.

Sistematik bir şekilde Pınargözü, Akkaya ve çevresini inceleyeceğimiz programımız bu şekilde. Akkaya bizim bu yıl ikinci önceliğimiz olacak. Alanda çalışmalarımız başlamış durumda, jeolojik haritalandırmanın önemli bir kısmı bitti, jeokimsayal çalışmalar da yakın zamanda başlayacak. “İyonik liç” dediğimiz ilginç bir jeokimyasal prosedür kullanıyoruz ve bu prosedürden aldığımız bilgiyi hedef belirlemek için kullanıyoruz. Bu yılın ileriki bölümlerinde Akkaya da sondaj çalışmalarının başlamasını ummaktayız. Planlarımız somutlaştıkça sizi haberdar edeceğiz fakat Akkaya’dan ziyade önceliğimiz Pınargözü ve Pınargözü’nün kaynak artırımı olacak. Akkaya bizim sonraki hedefimiz.

Büyük resmin anlaşılması için şöyle söyleyeyim; Akkaya Pınargözü’nün aşağı yukarı 2 km kuzeyinde. Dahası, Akkaya Pınargözü ile benzer jeolojiye sahip, bu yüzden Akkaya’da sahaya indiğimizde aynı başarıyı göstereceğimiz konusunda ümitliyiz. Bölgesel olarak da ciddi bir çinko trendinin üzerindeyiz. Derinlerde daha fazla çinko yattığınız biliyoruz ve bölgede satın alabildiğimiz kadar toprak satın almaya çalışıyoruz. Bu yıl bizim için çok büyük bir yıl ve çinko rezervlerimizi geliştirmek için elimizde birçok fırsat mevcut. Bu bizim için büyük bir öncelik ve paramızın çoğu buraya gidecek.

Geçen yılın sonunda ABD’nin Nevada eyaletinin kuzey kesimindeki Gunman madeninin satın alma opsiyonunu kazanmıştık. Bu maden ABD’nin Elko şehrinin 1.5 saat kadar güneyinde.

Gunman birkaç yıl önce keşfedilmiş bir maden, ne zaman keşfedildiğini tam hatırlamıyorum. Madeni açanlar Nevada’da maden açan herkes gibi tabii ki altın arıyordu. Madende altın bulunamadı, fakat çinko bulundu. Madeni açanlar çinko çıkarmaya pek istekli değillerdi fakat Pasinex çinkoyu seven bir şirket.

Gunman’e gittik, gördük ve orayı çok sevdik. Bunun birkaç nedeni mevcut. Gunman’i sevmemizin belki de en önemli nedeni bölgenin jeolojik olarak Türkiye’deki madenimize çok benziyor olması. Orada öğrendiklerimizi burada da uygulama şansına sahibiz. Çevreye, özellikle Taylor rezervine sahip Arizona madenciliğe baktık ve gördük ki yakın çevrede çinko olduğuna dair kanıtlar var… tamam, o kadar da yakın bir çevre değil fakat bölgede çinko kesinlikle var.

Arizona madenciliğinde gördüklerimiz bizi heyecanlandırdı ve Gunman madeninde kıymetli bir şeyler bulabileceğimizi düşündük. Gunman’i almamızın nedeni işte bu. Satın alma işlemi geçen sene gerçekleşti, daha sonra da kışı bekleyerek geçirdik denebilir. Kar da bölgeden çekildiğine göre artık işe koyulmanın vakti geldi. Gunman’de de sahaya inmiş durumdayız ve Türkiye’de ne yapıyorsak aynısını orada da yapıyoruz.

Temelde aradığımız belirli bir tip jeolojik yapılanma var. Onu bulursak jeokimyasal iyonik liç işlemlerine başlayacağız, Akkaya’da da aynısını yapıyoruz. Ayrıca birkaç jeofiziksel çalışmadan sonra sondaj programıyla devam edeceğiz. İşin bu kısmı bitti, sanıyorum ki geçen ay da bunun haberini verdik, ne yapacağımızı açıkladık. Gunman’de sondaj işlemlerine kısa bir süre içinde başlayacağız. Bu konuda heyeacanlıyız. Elimizde çok iyi bir fırsat olduğunu düşünmekteyiz ve bizce bu geleceğimizin önemli bir parçası olacak.

Wendy’nin de belirttiği gibi Gölcük’deki bakır madenimizde ilk çeyrek itibarı ile işlem durdurma kararı aldık ve bu 1.7 milyonluk bir değer kaybına neden oldu. Gelir-gider tablosunun gider kısmında Gölcük madenindeki keşif için harcanmış 1.3 milyon dolar miktarında bir harcama görülebilir. Ayrıca 400,000  dolar da işlem durdurma masraflarına gitti. 1.7 milyonluk değer kaybı bu şekilde oluştu. Böylece Gölcük madeninin değeri sıfıra indi. Gölcük bir bakır madeniydi ve bence böyle bir işe kalkışılacaksa kafada belirli bir maden oranı ve tonaj hedefi olmalı.

Bu hedef birkaç noktayı yansıtır. Bu hedef nasıl bir jeoloji arayacağınızı belirler, aynı zamanda da proje stratejilerinizin en önemli belirleyicisidir. Bizim hedef kriterlerimiz atıyorum bir Rio Tinto civarlarında değildi. Ve size şunu söyleyebilirim ki Gölcük madeninin jeolojik yapısını belirlemeye çalışırken keşif işlerine ciddi çaba harcadık. Evet, Gölcük madenimizde ve çevresinde bakır olduğuna dair bulgulara kesinlikle ulaştık fakat stratejik olarak belirlediğimiz tonaja ulaşamayacaktık.

Maden oranı istediğimiz ayardaydı fakat tonaj olarak belirlediğimiz hedefe çıkmamız mümkün değildi. Tabii bu Gölcük madeninin boş bir maden olduğunu göstermez, o madende potansiyel mevcut. Tek sorun o potansiyelin bizim için potansiyel bir maden olmaktan uzak olması. Bunları hesaba katıp üstüne ne olur ne olmaz diye bir uzmanın da görüşünü aldıktan sonra Gölcük madeni projesini rafa kaldırıp diğer projelerimize odaklanmayı uygun gördük.

Burada söylenmesi uygun olacak diğer şey de sadece çinko odaklı çalışan bir şirket olmaya kesin karar vermiş olmamız. Pasinex olarak çinkoya odaklıyız ve gelecekte de yalnızca çinkoya odaklı olacağız. Sanırım Gölcük projesinden yeterince bahsettik.

Sırada sizden aldığımız soruları cevapladığımız kısım var. Sizden soruları web seminerimizde cevaplanmak üzere önceden istemiştik ve çokça sorunun geldiğini gördük. İlginiz için teşekkür ederiz. Geçen seferki gibi çok güzel sorular gelmiş. Wendy soruların bir kısmını zaten cevapladı, ben de diğerlerini cevaplamaya çalışacağım. Soruları belirli bir sıraya göre cevaplamaycağım ve soruyu kimin yolladığını söylemeyeceğim fakat soruları yollayanlar kendi sorularını hatırlayacaklardır, eminim.

Pınargözü’nden ve Gunman’den sondaj sonuçlarını ne zaman görebiliriz? Önce Gunman’den bahsedeyim, sonra soruyu cevaplayayım. Bir ay kadar önce Gunman’de sahaya indiğimizi söylemiştik, ki şu an bile saha çalışmalarının devam ettiğini belirtmek istiyorum. Çok yakın zamanda da harekete geçip ön sondaj çalışmalarımıza başlayacağız. 1000 metre kadarlık ufak bir sondaj olacak fakat harekete hızlı geçmiş olacağız. Umuyorum ki duruma göre Haziran sonu-Temmuz başı gibi Gunman’deki sondaj çalışmalarının nasıl geçtiği hakkında konuşabiliyor olacağız.

Pınargözü biraz daha karışık bir durum. Aslında o kadar da karışık değil ama hatırlatmam gerek ki Pınargözü hali hazırda işlek bir maden, haliyle keşif işlerinden bahsetmenin vakti biraz geçti gibi. Belli şöyle bir şey yapılabilir; soruyu biraz değiştirip Akkaya madeninden de bahsedebilirim. Pınargözü’nde kritik olan kaynak büyütme ve yapacağımız da bu olacak.

Pınargözü’nde her yıl çıkardığımız madeni kompanse etmek için yenisini bulacağız, hatta umuyoruz ki üstüne biraz da ekleyeceğiz. Haliyle Pınargözü için rutin sondaj raporlarını koyamayız ama kaynak miktarlarını düzenli olarak güncelleyeceğiz. Bunun için henüz bir zaman çizelgesi çıkarmadık ama eninde sonunda olacak bir şey bu, piyasaya verilecek haber de bu olacak. Pınargözü işlek bir maden, haliyle önümüzdeki kaynağın ne kadar olduğu bizim için daha önemli.

Soruyu biraz değiştirip Akkaya madeninden de bahsedeyim. Dediğim gibi; Akkaya madeni Pınargözü madeninin hemen kuzeyinde, ve şu an Akkaya’da da saha inmiş durumdayız; jeolojik, jeokimyasal ve jeofizik çalışmalar yapmaktayız. Bu yılın ilerki kısımlarında Akkayada da sondaj çalışmalarımız başlayacak. Akkaya keşif aşamasında olan bir bölge. Pinargözü ise halihazırda işlek bir maden. Akkaya keşif aşamasında olan bir bölge.

Sondaj çalışmaları için alana indiğimizde bunun haberini vereceğiz. Alana indiğimizde de keşif çalışmalarının sonunda bizden sondaj çalışmalarının sonucunu bekleyebilirsiniz çünkü Akkaya, Pınargözü’nün aksine henüz keşif aşamasında bir bölge. Akkaya’daki keşif çalışmalarını Pınargözünde yaptığımızdan biraz farklı bir şekilde gerçekleştireceğiz.

Sıradaki soruya geçiyorum. Çinko fiyatları ıslak ton başına %15 artmışken siz nasıl oldu da ıslak ton başına olan karınızı %45 arttırabildiniz? Ürünleriniz nasıl birden iyi para etmeye başladı? Sağlam bir analizin sonunda sorulmuş güzel bir soru, kim sorduysa tebrikler. Analiziniz gerçekten iyi yapılmış, teşekkür ederiz. Olay fiyattan fazlası. Öncelikle söylemek isterim ki… Wendy bu soruyla alakalı bir şeyler söylemişti sanırım. Geçen çeyreğinde çıkan cevherin çinko oranı ile bu yılın birinci çeyreğinde çıkan cevherin çinko oranı farklıydı sanırım, 32-35 gibi bir şeydi?

Wendy: Mm-hmm.

Steve: Bu yüzde üçlük fark bile çıkan cevheri ciddi anlamda değerli kılıyor. Cevherdeki çinko oranı ne kadar yüksekse o kadar fazla kar getirir. Bu da hikayenin tamamını açıklığa kavuşturmasa da bir kısmını anlamamıza yardımcı oluyor. Ve tabii ki de işin satış fiyatı kısmı var, onu da bi yorumlayalım. Kontratlı satış yaptığınız zaman fiyat kontrata bağlı oluyor ama bu sabit bir fiyat değil, fiyatın üzerinde sürekli oynayan bir ortalama mevcut. Bir aydan üç aya kadar bir oynama olabiliyor. Fakat genel ortalamanın %15 civarında olduğu büyük ihtimalle isabetli bir tespit olur. Yani bu biraz fiyatla, biraz da cevherin çinko oranıyla alakalı.

Diğer bir etmen de ödeme şartları. Temelde şöyle oluyor; çinko piyasası sıkıştığı zaman… burada 18 aylık, 2 yıllık bir sıkışmadan bahsediyorum. Neyse, çinko piyasası sıkıştığı zaman bunun etkisi yalnızca fiyata olmuyor, Satıcılardan, son kullanıcılardan ve dökümcülerden aladığımız ödeme yapılabilecek yüzdelere de etki ediyor. Yani çinko fiyatları yükseldikçe biz tedarikçilerin ödeme şartları da gelişiyor. Aynı çinko oranı için daha fazla ödeme alıyor, daha fazla ödeme yapılabilir çinko alıyor ve atıyorum geçen seneye oranla daha güncel şartlarla iş yapabiliyoruz.

Burada aktif olan iki şey var. Birincisi çinko fiyatları, ikincisi ise aynı miktar çinkodaki ödenebilir çinko miktarı. Şu an çinko piyasasının yukarı tırmandığı güçlü bir piyasaya sahip olduğumuz için çok şanslıyız, haliyle yukarıda bahsettiğim ödeme yapılabilir çinko şartları da iyileşmiş durumda. Aynı şekilde eğer çinko fiyatlarının üzerinde bir baskı olur da fiyatlar düşerse hem cehver fiyatı, hem de ödeme yapılabilir çinko fiyatı düşecektir. Bu iki yönlü çalışan bir şey. Şu an her şey bizim lehimize işlemekte. Haliyle geçen senekinden çok daha iyi kazanıyoruz.

Döviz ve dövizin oluşturduğu risk ile, fiyatlarla ilgili tedbir alıp almamakla ilgili birkaç soru aldık, onları da cevaplayalım. Sorulara geçmeden önce kısaca şuna cevap verelim; Döviz kurunu yönetim tartışma ve analiz raporuna (MD&A) koyuyorduk diye hatırlıyorum? MD&A miydi finansal rapor muydu?

Wendy: MD&A.

Steve: Döviz kurunu yönetim tartışma ve analiz raporuna koyuyoruz. Bir de açık ki… Türk lirasının gidişatını takip edenler biliyordır; Türk lirasında ciddi değişimler oluyor. Türk lirası USD ve Euro karşısında ciddi değer kayıpları yaşadı. Buna girmeden önce operasyonlarımız hakkında bilgi vereyim.

Kontratları genelde USD ve Euro üzerinden yapıyoruz; bazı kontratlarımız ikisini de içeriyor. Masraflarımız ise Türk lirası üzerinden yapılıyor. Masrafımız az, başka para birimleri üzerinden alımlarımız oluyor, onlar da genelde Euro üzeirnden yapılıyor. Fakat masraflarımızın %98’lik kısmı TL üzerinden. Satışlarımız ise USD ve Euro üzerinden yapıp masrafları TL üzerinden dönüştürüyoruz.

TL’nin USD ve Euro karşısındaki değeri karımızı tabii ki etkiliyor; bu etki pozitif bir etki. İşin negatif tarafı ise aldığımız kar payında kendini gösteriyor. Girişim ortaklığımız 2017’nin karından ortaklarına 40 milyon TL kar payı ödemesini yapacağını açıklamıştı, ve bunun 20 milyon TL’si Paseinex kasasına girecekti. Bu paranın bir kısmını teslim almış durumdayız. Geçen senenin rakamından bayağı bir yüksek.

Şimdi kar payı ödemesi TL üzerinden geliyor, biz Kanada dolarına çeviriyoruz. Gunman madenimiz ise ABD sınırları içerisinde, haliyle orası için parayı Kanada dolarından ABD dolarına çevirmemiz gerekiyor. Bu da haliyle döviz kuru üzerinden negatif bir etki yaratıyor. Genel olarak bakınca burada biraz kazanıyor, şurada biraz kaybediyoruz ama bence büyük ihtimalle… Wendy bunun detaylarına daha iyi inebilir fakat şu an akşam için dışarıya çıktı. Neyse; büyük resim ve bizi nasıl etkilediği bu şekilde. Genel olarak konuşursak bunun bizim için iyi bir şey olduğunu düşünmekteyim.

Bunun üzerinde biz düşündük, yönetim kurulu düşündü, hatta bu konuda yönetim kurulunu bile toplayıp döviz risklerini değerlendirdik çünkü böyle bir risk olduğunu düşünmekteydik. En nihayetinde vadeli fiyat değişikliğine karşı tedbir almamaya karar verdik, ki böyle bir şey yapmak da istemiyorduk. Döviz kurunda ve çinko fiyatlarında önlem alma konusunu görüştük fakat aksi yönde karar verdik, yapmak istemiyorduk. Bu konuda pozisyonumuz bu şekilde.

Sıradaki soru da bununla ilgili. Türk lirasının zayıflığı nedeniyle Gunman’de veya Akkaya’da keşifle ilgili bir gecikme yaşanacak mı? Hayır, yaşanmayacak. Az önce de dediğim gibi; Türk lirası üzerinden ödenen kar payı ödemeleri Kanada dolarına çevrilirken değer kaybediyor olabilir ama öte yandan ciddi miktarda da karlılık yaratıyor. Bu yüzden hayır, Türk lirasının değer kaybı dolayısıyla böyle bir reaksiyon göstermeyeceğiz.

Sıradaki soruya geçelim… MD&A 2008’in ilk çeyreğinde zorlu zemin koşulları nedeniyle üretimde az bir düşüş yaşanacağını söylemişti. Bu sorunu çözebildiniz mi?  Bu soruyu cevaplamadan önce sorunun doğasını biraz açıklığa kavuşturalım. Bu jeolojik bir soru. Şu an üretimimizin çoğunu oksit bir çinko minerali olan Smithsonite oluşturuyor. Smithsonite enine faylarda bulunmakta ve kuzey, güney, doğu ve batı faylarından çıkarım yapmaktayız. Kuzey, güney, doğu ve batının kesişme noktası yapısal olarak zayıf bir nokta ve bu tür zayıf noktalarda genellikle alçı mağaraları dediğimiz kireçtaşından oluşan mağaralar bulursunuz. Bu bölgelerin bazıları çok çekici. Bu mağaralarda sarkıtlar falan olur.

İşte buralarda iyi çinko yatakları bulabilirsiniz. Düşük sıcaklık ve düşük basınçlı tortular vardır. Bunun sonucu da bazen… mağaranını kayasının sağlam olmaması olur. Bazen kaya sağlamdır, bazense hiç sağlam değildir. Bu da çinkonun orada depolanmasının bir fonksiyonudur.

Bu tür problemli mağaralara giriş yapabilmek için uzaktan kumandalı bir kepçe almak için çalışmaktayız. Bu mağaraların bazıları kolay çıkarım yapılabilen yerler, bazıları ise biraz daha probremli. Bu yılki bütçemizin bir kısmı buralarda rahat çalışabilmek için alınacak bir kepçeye gidecek. Bu soruyu da böylece cevaplamış olduk. Henüz bir kepçe almadık ama ilk işimiz bu olacak.

Sıradaki soruya geçelim. Web semineri ile ilgili aldığım sorulardan biri de madenimize cevher kalitesini arttırmak için bir Waelz fırını koymamızın bir avantajının olup olmayacağı. Soru için teşekkürler, böyle teknik soruları cevaplamayı seviyorum. Cevabım hayır olacak fakat açık konuşmak adına bu konuyla ilgili biraz arkaplan bilgisi vermem gerek. Az önce söylediğin gibi; bizim çıkardığımız madenin %80-85 civarı Smithsonite dediğimiz bir çinko oksit minerali. Dünya üzerinde başka çinko oksitleri de mevcut; hatta en meşhuru Hemimorphite dediğimiz bir mineral… ve yapı olarak Smtihsonitetan farklı.

Hemimorphite, Waelz fırını ile kalitesi arttırılabilecek bir mineral. Biz bu minerali çıkarmadığımız için Waelz fırını kurmanın bir anlamı olmayacaktır. Ayrıca Waelz fırınından daha basit bir yöntemle bir mineral halihazırda daha kaliteli hale getirilebilir. Waelz fırını 1100 C ısıya sahip bir fırındır. Smithsonite ise 550C’ye ısıtılmış bir çimento fırınında gayet de kalitesi artacak şekilde ısıtılabilir.

Yani bizim çıkardığımız mineralin kalitesinin artırılması için Waelz fırınına ihtiyaç yok. Bu konuda araştırma yaptık, haliyle biliyoruz ki elimizdeki maden kalitesi çok artırılabilir bir maden çünkü çıkardığımız mineral Smithsonite. Bunun farkındayız, konuyla ilgili arkaplanda metalurjik çalışmalarda bulunduk ve Smithsoniteın kalitesi artırılabilen, ve kalite artırma işleminde iyi sonuç veren bir mineral olduğunu gösterdik.

Mineral kalitesini artırmak için işlem yapılıp yapılmayacağı metalurjik bir konu veya yapabilme-yapamama meselesi değildir, kaynak ile alakalı bir durumdur. Her işlem belli bir masraf çıkarır ve sermaye harcamasına hatrı sayılır bir miktar geri dönüş yapması gerekir. 43-101 raporunda da görebileceğiniz üzere kaynağımız henüz sınırlı, bu yüzden bu tür işlemler yaparsak elimizdeki sermayenin madenin sürerliğini korumak açısından sıkıntı yaratabileceğini düşünmekteyiz. Ve bizim cevheri olduğu gibi satıyor olduğumuzu varsayarsak cevher üzerinde işlem yapmamak mantıklı bi hamle olacaktır. Fakat sermayemiz ciddi miktarda artarsa bunu tekrar düşünebiliriz. İstersek bunu yapabileceğimizin farkındayız fakat şu an bu hamle stratejik açıdan pek mantıklı olmaz.

Evet, sıradaki sorulardan devam edelim. Bazı sorulara tatmin edici cevaplar vermem mümkün değil ama soruları yine de okuyacağım. İran tarafından koyulması muhtemel yaptırımlar sizi etkiler mi? Şu an için konuşursak hayır, etkilemez fakat gelecekte ne olur bilemem. İran gibi bir ülkenin gelecekte koyması muhtemel yaptırımların bizi nasıl etkileyeceğini tahmin etme konusunda bir uzmanlık iddia edemem. İş yaptığımız çevredeki politik gelişmeleri yaptırımlar vs. açısından tabii ki yakından takip etmekteyiz. Fakat derinlemesine bir yorum yapmak bana düşmez.

Soruların sonuna geldik. Soruların sonuna geldik. Sorular için herkese teşekkür ediyorum, sanırım bu sefer daha kısa bir zamanda bitirdik. Evet, Wendy, son olarak eklemek istediğin bir şeyler var mı?

Wendy: Yok. Bana konuşma fırsatı verdiğiniz için teşekkürler.

Steve: Pekala, o zaman başladığımız yere bir dönelim; 2017’deki finansal performansımız çok iyiydi, Gölcük madenimizi sıfırlamamıza rağmen 2018’in ilk çeyreğini de güçlü şekilde geçirdik. Ona rağmen güçlü bir performans gösterdik. İlk çeyrekte gösterdiğimiz performansın yılın geri kalanında da devam edeceğinin inancı içindeyim.

Söylemek istediğim ikinci şey de temellerimize ve geleceğimize geri dönecek olursak biz çinko odaklı bir şirketiz ve her şey keşif işlerinde bitiyor. Ve Pınargözü yakınlarındaki Horzum bölgesinde ciddi bir keşif potansiyeli var; Pınargözü, Akkaya ve çevresi bu seneki keşif çalışmalarımızın ana odak noktası olacak. Ayrıca Nevada’daki Gunman madeninde de keşif çalışmalarımız devam edeek ve Haziran ayının sonlarına doğru sondaj çalışmaları başlayacak.

Bu yıl bizim geleceğimiz için büyük bir olacak ve yılın ikinci yarısı heyacanlı geçecek gibi. Sunumumuz bu kadar, bizi dinlediğiniz için teşekkür ediyoruz. Ağustos sonu – Eylül başı gibi yapacağımız 2. çeyrek konulu web seminerimizde görüşmek üzere hepinize teşekkürler. Vakit ayırdığınız için minnettarız.